MİMAR SİNAN’ın DEHASI…

Mimar_Sinan.gif

Süleymaniye Camii.jpg

“Dehanın 10′da 1′i yetenek 10′da 9′u da çalışmaktır.”
Albert EINSTEIN

Süleymaniye Camii,   Kanuni Sultan Süleyman tarafından imparatorluğun gücü ile görkemini  göstermek adına yaptırıldı. Bu görev, tarihin en büyük ustası  Mimarbaşı Sinan‘a verildi.

Cami ile külliyesi 7 senede bitirildi. Ancak 7  yıllık bu uzun süre Kanuni’nin canını sıkmıştı. Sinan’ın yapıyı neden bir  türlü kullanıma açmadığını anlamamıştı. O sırada her taraftan da dedikodular yağmaya  başladı Sultan’a :. ‘Sinan caminin ortasında oturuyor ve nargile  tüttürüyor’  dediler, Muhteşem Süleyman’a.

Kanuni durumu kendi  gözleriyle görmek için bir ikindi vakti Süleymaniye’ye  gitti.



Görkemli yapının içine  girdiğinde Sinan, tam da söylendiği gibi caminin ortasında oturmuş  nargilesini tüttürmekteydi. Sultan gözlerine inanamadı. Tok sesiyle,  bütün haşmetiyle ”Bu ne iştir Mimarbaşi” diye haykırdı.

Oysa  Mimar Sinan’ın içtiği nargilede tömbeki yoktu. İçine çektiği sadece boş havaydı. Usta  mimar, nargilenin fokurtularını dinleyerek caminin akustiğini ölçmeye  çalışıyordu. Mihraptaki imamın sesini, aynı oranda bütün camiye nasıl  ulaştıracağını hesaplıyordu.

Bunun için Anadolu’nun değişik köşelerinden  65 tane dev turşu küpü getirtmişti. Bu küpleri içleri boş, ağızları içeriye gelecek biçimde kubbenin eteklerine dizdirdi. Amacına ulaşmıştı.  Mimarbaşı. Sesi, yüzlerce metrekarelik mekanın her köşesine, en iyi  biçimde yaymayı başarmıştı. Kanuni de, Sinan’ın niyetini anlamış, ustasını  hemen bağışlamıştı.
    


Mimar Sinan yapının içine bir  de hava koridoru inşa etti. Elektriğin henüz bulunmadığı o yıllarda,  Süleymaniye 275 dev kandille aydınlatılıyordu. Sinan, bu kandillerden  çıkan is camiye zarar vermesin, cemaati rahatsız etmesin diye orta  kapının üzerine küçük bir odacık yaptırdı. Binanın değişik köşelerine  açtığı oyuklardan giren  islerin bu odada toplanmasını  sağladı.



Adına da İs Odası denilen bu bölmenin içine özel bir  nemlendirme sistemi kurdu Sinan. Odada toplanan islerden, dönemin en  kaliteli mürekkebini damıttı. Süleymaniye’nin duvarlarında gördüğünüz o  görkemli kalem işleri, yazılar, süslemeler, caminin kandillerinden çıkan  isten damıtılan o mürekkeple yapıldı.Tekrar altını çizmeli,  bunlar günümüzden 458 yıl öncesinin bilimiyle, teknolojisiyle  yapıldı.



Son bir gizem daha  var.. Hani oyuklar var dedik ya isin bir odada toplanmasını sağlayan, hava  akımını içeri alan. Dışarıya çıkıp o iki oyuktan içeriye baktığınızda,  birinden caminin içindeki Allah, ötekinden ise Muhammed yazılı dev  levhaları görürsünüz. Ayrıca Süleymaniye’nin hangi köşesini, hangi  duvarını, hangi açısını ölçerseniz ölçün, sayısal olarak karşınıza Allah  kelimesinin ile katlarının çıktığını görürsünüz.



Alın işte size sırlarla,  şifrelerle dolu bir mabet!… Da Vinci şifresini yaya bırakacak bir  maharet!…

2 Responses to MİMAR SİNAN’ın DEHASI…

  1. Anonymous diyor ki:

    Allah yürü ya kulum deyince insan çağını asırlarca aşabiliyor.

  2. neslinnce diyor ki:

    Keşke üniversite kitaplarında Mimar Sinandan ve eserlerinden bahsedilse. Ben inşaat mezunuyum. Eğitimim boyunca ne bir kitapta adının geçtiğini gördüm ne de eserlerinden bahsedildiğini. Yazık ki tarihimizin de,elimizdeki değerlerinde kıymetini bilmiyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>