MISIR PİRAMİTLERİNİ KİMLER YAPTI?!…

pyramids9.jpg
GİZA PİRAMİTLERİ

“Önyargıları yok etmek, atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur.”
Albert EINSTEIN

Bazı çevreler, Mısır piramitlerinin değişik özelliklerini göz önüne alarak, bunların insan zekasını aşan bilgi ile beceriler doğrultusunda yapılabileceğini, bu yüzden Mısır Piramitlerinin uzaydan gelmiş kişilerce yapıldığı savında bulunmaktalar…

Bu sav ne kadar doğru olabilir?..

Dünyanın yedi harikasından günümüze kadar ulaşan tek eser, Mısır’daki Kufu ya da Keops Piramidi dir. Mısır’ın başkenti Kahire yakınındaki Nil Nehrinin batısında bulunan Giza Yaylasında bulunmaktadır.

Keops Piramidinin yanında biraz daha küçük olan Kefren ile Mikorinos piramitleri bulunmaktadır. Ayrıca, içlerinde prensesler ile firavunun en yakın yardımcılarına ait mumyaların bulunduğu beş piramit daha vardır.

Büyük Piramit de denen Keops Piramidi, M.Ö. 2800 yıllarına doğru hüküm süren Mısır’ın 4. Sülale devri hükümdarlarından Keops’un mezarıdır. İkinci büyük piramit, Keops’un kardeşi olan, O öldükten sonra firavun olan Kefren’e aittir. Küçük piramit ise M.Ö. 2500′lü yıllarda hüküm süren Mikerinos’a aittir.

Mısır piramitleri yeryüzündeki anıt-kabirlerin en eskileri, en büyükleridir. Bunların en görkemlisi olan Keops Piramidi dış görünüşü ile de “Dünyanın Birinci Harikası” olma niteliğine hak kazanmıştır.

Piramitler, firavunun mumyası ile hepsi birbirinden değerli eşsiz nitelikteki sanat eserlerini; kral, kraliçe, prens heykellerini de içlerinde saklıyordu. Bu eşsiz hazineleri saklamak için yapılmışlardır.

Keops Piramidinin yüksekliği 138 metredir. Tepeden 10 metre kadar aşınmıştır. Bazıları 10-15 ton ağırlığında olan 2.600.000 adet blok taşın üst üste yığılmasıyla oluşturulmuştur. Bir kenarı 227 metre olan dörtgen tabanı 50.524 metrekarelik bir alanı kaplar. Piramidin iç ortasında, tepeden 100 metre kadar aşağıda ve tabandan 40 metre kadar yukarıda firavunun odası vardır. Firavunun mumyası, hazinesi ve özel eşyası bu odaya konmuştur. Oda 10,5 metre uzunlukta, 5 metre genişlikte ve 6 metre yüksekliktedir. Buraya 50 metrelik bir dehlizden girilir. Biri kraliçeye ait olan iki oda daha vardır.

Kefren Piramidinin taban kenarlarının uzunluğu 216 m, yüksekliği 143 m’dir.

Mikorinos adına yapılan 66.5 m yüksekliğindeki piramidin taban kenarlarının uzunluğu 109 m’dir

Bu üç piramit tam bir teknik ustalık ile mühendislik yeteneği başyapıtıdır. Yerleştirilişi, yapının dev boyutları, kullanılan kireçtaşından yapılan blokların boyut ile ağırlıkları şaşırtıcıdır. Bu piramitler Dünyanın Yedi Harikası içinde günümüzde sağlam kalan tek yapıdır.

Piramitlerin birer “Giz” diye nitelendirilen özelliklerini teker teker ele alarak inceleyelim. Bunlar insan zekası, bilgisi ile becerisini aşan özellikler olarak kabullenilienilmiştir!..

“Keops piramitinin 12 ton ağırlığında iki buçuk milyon kat bloktan oluşmuştur. Günde on blok yerleştirilmesi halinde yapımının 664 yıl sürer.. Bu taslarin temin edilibilecegi en yakin uzaklık yüzlerce km. dir. Bu taslarin nasil getirildigi bilinmemektedir.”

Keops Piramidinin yapımında 2.600.000 adedi aşkın granit ve kireçtaşı blok kullanılmıştır. Blokların ağırlığı 2 tondan 70 tona kadar değişir. Santimetrenin 40’da birine kadar bir hassasiyetle kesilen bloklar o kadar hassas bir şekilde birleştirilmiştir ki , aralarındaki derzlerin açıklığı hiç bir zaman santimetrenin 20 de birini aşmaz.

Ayrıca piramit üzerinde yapılan Karbon-14 tarih belirleme çalışmaları da yine M.Ö 71.000 yılını göstermektedir. Ancak bu piramitlerin değil, onların yapıldığı taşların yaşını gösterir. Piramitler yukarda bilinen tarihlerde yapılmışlardır.

Taşların “Krallar Vadisinden” getirildiği bilinmektedir. Bundan 4-5 yıl önce yapılan çalışmalarda ortaya çıkmıştır. Bunların taşınması, piramidin yapımı göz önüne alındığında, güç olmamak gerektir.

Tarihçi Herodot’a göre, ağır granit blokları, piramidin üst bölümlerine çıkarmak için 925 metre boyunda, 19 metre genişlikte bir rampa yapılmıştır. Sadece bu rampanın yapılması bile 10 yıl sürmüştür. Bu muazzam mezar, üç ayda bir toplanan 100.000 kişinin çalışmasıyla 30 yılda tamamlanmıştır. Daha sonra da Keops ile eşinin mumyalanmış cesetleri bu mezara yerleştirilmiştir.

Firavun bir tanrı olarak biliniyordu. Bu yüzden aydan aya devşirilen bu 100.000 kişi köle değil, gönüllülerdi. Usta çırak ilişkisi içinde çalışarak piramitleri tamamlamışlardır.

“Piramitin üstünden geçen meridyen karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya böler ve piramitin dünyanın ağırlık merkezinin tam ortasında bulunur. Yüksekliğinin (164 m.) bir milyarla çarpımının güneşle dünyamız arasındaki uzaklığı verir.”

● “Taban alanının, yüksekliğinin iki katına bölünmesinin pi sayısını verdiğini, Piramit kimin adina yapildiysa, onun bulundugu odaya, yilda sadece 2 kez günes girmektedir.(dogdugu ile tahta çiktigi günler)”

Bu yukardaki özelliklerin ancak uzaydan bakıldığında saptanabileceği savunularak piramitlerin uzaylılarca yapıldığı söyleniyor!.. Burada matematik bilgisinin Antik Yunanla başlamadığı ile Eski Mısır Uygarlığının da matematik ile geometriden haberleri olduğu gerçeğinin onaylanması gerekir. Bunu kabul etmemek Eski Mısır Uygarlığına haksızlık olur. Pi sayısına, Pisagor’un yaptığı gibi dairenin çevresini çapına bölerek değil, ama başka bir yolla ulaştıklarını kabul etmek gerekir. Öteki özellikler için ise Piri Reis Haritalarını aklımıza getirmemiz gerekir. Bu haritalar da uzaylılarca mı hazırlanıp, çizilmştir?.. Öyle ise, konuya Piri Reis’in girmesinin ne anlamı vardır?.. Yoksa Piri Reis de bir uzaylı yaratık mıydı?!!..

“Mumyalarda radyoaktif madde bulundugundan; mumyalari ilk kez bulan 12 bilim adami kanserden ölmüstür. Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadir.”

Ultra-sound, radar, sonar gibi cihazlar derinde bulunan tüneller içinde de çalışmaz. Bu bakımdan piramitler de böyle uygun bir ortamı oluştururlar. Gözlemlenen olay bir doğa dışı “harika” değildir.

“Radyoaktif kalıntıya rastlanan bir mumya söz konusu değildir!..”. Mumyaları bulduktan kısa süre  sonra ölen bilim adamlarının aslında mumyanın da ölüm nedeni olan az rastlanan bir mantar nedeni ile öldükleri ispatlanmıştır. Yakalandıkları hastalığın belirtileri kanseri andırdığı için böyle bir sonuca varıldığı söylenebilir.

Ne var ki mumyalarda radyoaktivite varlığını kabul etmek, bunların gamma ışınları ile sterilize edilme yoluyla “tahnit” edildiklerine gönderim yapmaktır. Bir an için böyle olduğunu kabullensek bile, bir cisim kendisi nükleer füzyon ya da fizyon yoluyla radyoaktif ışın yayımına neden olmuyorsa, yalnızca ışınlanarak sterilize edilmişse, kısa bir süre sonra radyoaktivite bakımından temiz hale gelir. Buna örnek bu yolla sterilize edilen cerrahi gereçlerdir. Bunlar radyoaktif değillerdir.

Kaldı ki, Eski Mısır Uygarlığında mumyalama tekniğinde ışınlama yoluyla “tahnit” diye bir şey yoktur. Bu teknik aşğıdaki gibidir.

Mumyalama işlemi ölüyü öbür dünyadaki yaşamına hazırlamak için yapılan bir dizi törenden sadece başlangıç olanıdır. Bu işlem insanların yanı sıra boğa, timsah, kedi gibi hayvanlar içinde yapılmaktaydı.Arapça ile Farsça’da “Mumiya” doğada bulunan katran ile bunun karışımlarına denilir, ilaç oalrak da kullanılırdı.Gerçekte ölünün bedenini konserve edercesine korumak için yapılan “Tahnit” işleminde katranın kullanılması, onu mumya ile eş anlamlı yapmıştır. Mumyalama işlevi şöyle gerçekleştirilirdi :

Önce ölü yıkanir. Burnundan sokulan aletlerle beyin boşaltılır.
Göz ile ağız boşukları,yağlı keten tamponlarla doldurulup göz kapakları kapatılırdı.
Rahip habeş denilen kişi keskin bir opsidyenle vücudun sol tarafını açarak, içindekileri tümüyle boşaltır, bunları “Kanopik” denilen çömlek ya da vazoların içine koyardı.Boşalan karın kısmı ile kadınların göğüs içleri, hurma şarabı ile kokulu bitkilerle temizlendikten sonra, reçine, tarçın,soğan ile kokulu mirle karıştırılmış ağaç talaşı,yerleştirilirdi. 
Acılan yerler dikildikten sonra Mısırlılar’ın “Net-jeryt” denilen, Kahire yakınlarındaki bir vadide bulunan “Natron” tozu sodyum karbonat ya da Sodyum Klorit (tuz) ile karıştırılan madde içinde 40 ya da 70 gün (soylular için 272gün) bekletilirdi.Böylece vücuttaki nem absorbe edilir, organik yapı antiseptik korumaya alınırdı. Bir çeşit insan salamurası olan bu işlemin sonunda eller göğüste veya karın üzerinde birleştirilerek vücut yatar durumuna getirilerek kurutulurdu.

NOT : Mısırlılara mumyalama sanatı Ön-Türk Uygarlıklarınca aktarılmlştır. Çünkü Ön-Türk Uygarlıklarında mumyalama sanatı M.Ö. 3000 yıllarında bilinmekteydi.

“Bitkiler Piramit’in içinde daha hizli büyürler.”

Klorofilli bir bitkinin ışıksız ortamda gelişmesi söz konusu olamaz. Bu belki bazı klorofilsiz bitkiler için geçerli olabilir. Büyük mağaralar içinde de bu olaya rastlanır. Doğal bir olaydır.

“Piramitlerin bazi odalarinin içinde ne oldugu hakkinda bir bilgi yoktur. Arastirmacilarin çogu ya içinde kayboldu yada ayni yerde bir kaç tur attilar, fakat içlerini göremediler.”

Bundan doğal ne olabilir?.. Demek ki araştırma sırasında bazı odalara ulaşma olanağı olmadığı gibi, bu araştırmaya katılanlardan bazıları yollarını kaybedip, labirentler içinde yok olup gitmişlerdir. Bu gibi araştırmalarda olağan bir durumdur. Şaşırtıcı bir yönü yoktur.

“Piramitlerin yazin içi soguk, kisin içi sicak olur…”

Bir parça deneyimi olan herkes bilir ki, kalın taş duvarlı yapıların içi yazın soğuk, kışın sıcak olur. Piramitler ise kalın taş duvarlı bir yapıdan çok daha fazla kalın taş bloklardan yapılmıştır. Bu yüzden de abartılacak bir durum olmasa gerektir.

Bizler nedense biraz güç anlaşılır olaylar karşısında, hemen uzaylıları, uzaydan gelme bilgileri öne sürme alışkanlığı içindeyiz. Böylelikle kolay olanı seçmiş oluyoruz. Ama gerçekler bu yönde belirmemektedir. Her zaman aklımızı daha iyi kullanma zorundayız deriz!…

Dünyadaki Piramitler :

Mısır Piramitleri
● Keops Piramiti Gize Piramidi (145,75 metre, M.Ö. 2550) -
● Sakkara Piramidi (63,17 metre M.Ö. 2650)
● Maldum Snefru Piramidi (93,26 metre M.Ö. 2000)
● Dahahur Piramidi (104,85 metre M.Ö. 2600)
● Dahahur Snefru Piramiti (103,95 metre M.Ö. 2600)
● Gize Kefren Piramidi (143,56 metre M.Ö. 2520)
● Sakkara Pepi II Piramidi (52,555 metre M.Ö. 2250)
● Mikerinos Piramidi – Gize Piramitleri

Çin Piramitleri
● İrili ufaklı 100 piramit ile birlikte;
● Beyaz Piramit (300 metre, M.Ö. 3000, Ön-Türk uygarlıklarından biri tarafından.)

Meksika Piramitleri
● Uxmal tapınağı
● Teotehuacan

Bolivya Piramitleri
● Tiahuanaco