İNSAN BEYNİNİN GEÇİRDİĞİ EVRİM; BEYNİN GİDEREK KÜÇÜLDÜĞÜ SÖYLENİYOR?!!…

radyografi.jpg

“Segui il tuo corso, e lascia dir le genti”
“Sen yolunda yürü ve bırak ne derlerse desinler!”

Dante, (İlâhi Komedya, “Araf”, 5. şarkı).

Şu aşağıdaki haber bir televizyon kanalı haber bülteninden verildi :

[ Bilim adamları, özellikle beynin hızla değişmeye devam ettiğini açıkladı.
Genler üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda, halen yüzlerce genin değişim göstermeye devam ettiği duyuruldu.

Wisconsin Üniversitesinden yapılan açıklamada, insan beyninin sürekli evrim içinde olduğu ve yaşanan evrimin beklenmedik bir şekilde gelişiyor olduğu belirtildi..

Bilim insanları kafatasları üzerine yaptıkları ölçümler sonucunda, son 5 bin senedir insan beyninin küçülmekte olduğunu açıkladı.

Avrupa, Çin, Güney Afrika ve Avustralya’dan alınan kafatasları üzerinde yapılan araştırmalar sonrasında, son 5 bin sene içinde insan beyninin tam 150 santimetre küp küçüldüğü açıklandı.

Bu şekilde, insan beyni 5 bin sene önceki haline oranla yüzde 10 küçüldü. Bilim insanları ise hayvan avı ile geçinen insanlıktan bu yana ihtiyaçlarını başkaları ile gidermeye başlayan insanların edindiği davranış değişikliklerinin beynin küçülmesini tetiklediklerini ifade ettiler. ]

Bu bir medya haberi, doğruluğu kuşkulu olabilir. Bu bilginin akademik değerlendirmesi için bir araştırma yaptım. Konuya ilişkin hiç bir bilimsel makaleye rastlamadım. Verilen haberin hangi bilimsel yayına dayandırıldığı da bildirilmiyor.

Eğer verilen haber “asparagas” değilse üzerinde durulup, düşünmeye değer. Haberin doğru olduğundan yola çıkmayı yeğleyip, incelemeyi sürdürmek istiyoruz. Bu durumda yaptığımız incelemeyi çıkarımsamalara dayandırmak zorundayız.

Elbette tartışmalar beynin ağırlğı değil, hacmi üzerinden yürütülmektedir. Çünkü beş bin yıl önceki insanın beynini ele geçirme olanağı yoktur.

Bu konuda ilk akla gelenlerden biri, bilim adamlarınca incelenen kafa taslarının üzerinde yapılan ölçümlerin, kafataslarının dış yüzeylerinden mi, yoksa iç yüzeylerinden mi yola çıkarak yaptıklarıdır.

Ölçümler kafataslarının iç yüzlerinden yapıldıysa, doğru sonuçlar elde edilmiş demektir.

Ama ölçümler dış yüzden yapıldıysa söylenecek bazı sözler olması gerekecektir. Çünkü böyle bir ölçüme ister istemez kafatası kemiklerinin hacmi de girmiş olur. Bundan beş bin yıl öncesinde yaşayan atalarımızın kafa kemikleri, yaşadıkları ortam gereği, şimdikinden kalın olabilir. Bu kemiklerdeki iki milimetrelik bir fazlalık, aradaki % 15 lik farka karşılık gelebilir.

Kafatası içinden yapılacak ölçümlerde, matematiksel yaklaşım doğru sonuç vermeyecektir. Ya da bu bazı güçlükler gösterir. Çünkü içten baktığınızda beynin içinde bulunan kafatası boşluğu bir tam küre değil, bir küre kesiği görününümündedir. Bu küre kesiğinin tabanı da tam bir düzlem değil, üç basamak biçiminde düzenlenmiştir.

Bundan ötürü içten yapılan ölçümlerde kafatası boşluğu bir akışkanla, söz gelimi ince taneli kumla doldurulup, sonradan bu kumun hacmi ölçülerek, kafatası hacmi saptanabilir.

Bu yolla yapılan ölçüm doğru sonuç verecektir. Demek ki, eğer ölçümlerde bu yol izlenmişse verilen sonuç doğrudur.

Bu noktadan sonrası artık bir yorumlama sorunudur.

Bu durumda düşünmek gerekir. Acaba neden bu günkü insanın beyni, beşbin yıl önce yaşayan atasından hacim olarak % 15 daha küçüktür?…

Bu günkü insan beyninin sığası, beşbin yıl önce yaşayan insanınkine göre çok yüksek olduğuna göre, atalarımızın beyin özgül ağırlığının daha az olduğunu düşünebiliriz. Başka bir deyişle beynin toplam ağırlığı bu günküyle aynı olmakla birlikte bu ağırlıktaki beyin daha yüksek, % 15 daha fazla, bir hacme yayilmış bulunuyordu.

Bu varsayım doğruysa, saptanan hacim ufalması kafatası ile beyin için bir evrim niteliğindedir. Böyle olması da, daha akla yakın düşünce biçimi olur.

Bu anlatılanlar bilgisayarların geçirdiği evrime tümüyle benzemiyor mu?…

Anımsıyorum, 1940 lı yıllarda TCDD na alınan bilgisayar yaklaşık 100 – 150 m2 lik bir alana kurulmuştu. delikli kartlar ile delikli şeritlerle çalışıyordu. Bir de bu günkü bilgisayarlara bakın. Neredeyse ceplerimize sığabilecek küçük hacimlerde, hem de çok daha fazla iş görmüyorlar mı?…

Bizce aradaki benzerlik, her yönden çok çarpıcıdır!…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>