MENKUL KIYMETLER BORSASI ya da TAŞINIR DEĞERLER BORSASI NASIL ÇALIŞIR!?….

Bu konuda bir yazı yayınlamak, şu aşağıdaki elektronik-posta elime geçinceye kadar, aklımın ucundan bile geçmemişti. Çünkü bu konuya oldukça uzak olduğumu açıklamak zorundayım. Sözünü ettiğim yazıyı okuyunca, üzerinde durmaktan kendimi alamadım.

Yazı şöyle :

“Bir zamanlar köyün birine bir adam gelmiş ve tanesi 10$ dan maymun alacağını söylemiş.
Köyde çok maymun olduğu için köylüler sevinçle ormana koşup maymunları yakalamaya  başlamışlar.

Adam,binlerce maymunu 10$ dan satın alınca ortalıkta maymunlar azalmış,yakalaması zorlaşmış.
Köylüler tam maymun yakalamaktan vazgeçecekken adam tanesine 20$ vereceğini söylemiş.
Tekrar heveslenen köylüler tekrar maymunları yakalamaya başlamışlar.
Bir süre sonra da fiyatı 25$a çıkarmış.Ancak bırak yakalamayı ,maymuna rastlamak bile çok zorlaşmış.
Bunun üzerine adam fiyatı 50$ a çıkardığını,ancak kendisinin işi olduğu için şehre gitmesi gerektiğini,yardımcısının onun yerine alım yapacağını söylemiş.
O yokken yardımcısı köylülere demiş ki; Şu büyük kafesteki maymunlar var ya ben onların tamamını size tanesi 35$ dan satayım,siz de adam gelince ona 50$ dan satarsınız.
Köylüler bütün birikimlerini bir araya toplayarak bütün maymunları satın almışlar.
Sonra  ne adamı ne de yardımcısını bir daha gören olmamış.

Şimdi borsanın nasıl çalıştığı hakkında biraz bilgi sahibi olmuşsunuzdur.”

Elbette burada bir kara güldürü (kara mizah) söz konusu. Tıpkı George Orwell’in “Hayvan Çiftliği” adlı yapıtında olduğu gibi… Orada da komünizme bu yolla değinilmiştir.

Taşınır Değerler Borsası’nda değerli kağıtlar (hisse senetleri ile tahviller gibi) alınır satılır. Bunların değerleri, alınma eğiliminde olunduğunda yükselir; satılma eğiliminde olunduğunda düşer. Bu işleri borsa acenteleri, borsa aracıları, borsa simsarları (stock broker) yürütürler.

Borsa oyunları da denen değerli kağıtların alım satımına, çok büyük varlıklar koyarak katılanlar vardır. Bu büyük katılımcılar, işlerine geldiği gibi borsanın gidişini yönlendirme (manipüle etme) yönüne giderler. İstedikleri zaman büyük satışları başlatıp, ötekilerin de panikleyip satış yapmalarını sağlayarak, kağıdın değerinin belirli bir noktaya kadar düşmesini sağladıktan sonra, bu çok düşük değerden aynı kağıdı fazlasıyla satın almaya başlarlar. Bu hareket o kağıdın değerinin çok yükseklere çıkmasını sağlar. En yüksek noktada tekrar satışa geçip aradaki farktan büyük kazançlar sağlamış olurlar.

Küçük katılımcılar için bu dalgalanmalar tam bir kumar olgusu gibi gelişir. Aralarında kazanabilenler varsa da, genel kural olarak kayıp olasılığı daha fazladır. Bu yüzden borsa oyunları küçük katılımcılar için bazan felaketle sonlanabilir.

Borsaya yabancı paranın büyük ölçüde girmesi hep yeğlenir, ki İstanbul Menkul Kıymetler Borsası sermayesinin % 70 i yabancıların ellerindedir!.. Ama yukardaki öyküde olduğu gibi, fiyat yönlendirmeleriyle büyük ölçüde para gene geldiği yere akar gider. Ayrıca yabancı para, işine geldiğinde tümüyle borsadan çekilebilir. Eğer sermayenin büyük bölümü yabancılarca sağlanıyorsa, böyle bir durumda borsa çökecektir.

Bunun kime hangi nedenle yararlı olabileceğini hep düşünmüşümdür!!… Ama acaba daha önce söylediğim gibi konuya uzak olduğumdan belki de yanılıyor muyum?… Bu yüzden yazılacak yorumlarla aydınlatılmayı bekliyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>